Algoritma, yapay zeka ve robot kavramlarının her geçen gün daha da çok kullanıldığı günümüzde bir insanın aldığı kararla yapay bir organizmanın aldığı kararın arasındaki en önemli farklar, insanın karar alma mekanizmasını etkileyen bilişsel ve duygusal etkenlerdir. Salt çıktı optimizasyonuna odaklanan bir yapay zeka algoritmasının yanında, verdiği kararın çok yönlü fayda/maliyetini ve kişisel tecrübesinin yanında zihinsel farkındalıklarını da hesaba katan insanoğlu için bu durumun etkisi çok yoğundur ki özellikle yatırım kararlarında kendini gösterir. Öyle ki, bazen çok zor verilen bir yatırım kararının altında, sadece temel ve teknik analizin dışında birçok faktör de yer alır. Belirli bir durum karşısında bazı nitelikleri haiz bir kişinin ne tip bir karar vereceğini tahmin etmek çok zor olmasına karşın (örneğin Hindistan Kerala’da yaşayan Krişna isimli bir erkeğin ne zaman evleneceği), aynı durumda benzer nitelikleri haiz bir grubun ne tip bir karar verebileceğini (Hindistan Kerala’da yaşayan erkeklerin ne zaman evleneceği) tahmin etmek daha kolaydır. Bu ve benzeri örnekler fraktal yapılar altında incelenir (bununla ilgili güzel bir film olarak The Bank‘i önerebilirim).

Borsada Nasıl Battım

Ünlü ressam Gordon Gekko’nun Borsada Nasıl Battım adlı eseri…

Read More


“Ekmek yapmayı fırıncıya bırak, yarısını çalsa bile” düsturunun egemen olduğu Türkiye topraklarında bir işin ehli tarafından yapıldığına şahit olmak, belli başlı sektörler haricinde oldukça zor. Fen edebiyat mezunu olup bankada kariyer yapabileceğiniz, ziraat fakültesinden çıkıp alakasız bir devlet kurumunda memur olabileceğiniz, hatta alanında doktoranız olsa bile iş bulamayıp esnaf olabileceğiniz yegâne ülkedir herhalde Türkiyemiz. Hâl böyleyken bir alanda uzman olup başka alanlara kayanlarda oluşan genel kültürün, iş para kazanma ve yönetme işine geldiğinde çuvalladığını görmek oldukça sıradan. Bırakın bu örnekleri, bir bankanın bütçe biriminde çalışıp “ay sonunu getiremiyorum” serzenişini de duyduktan sonra artık herhalde ölsem de gam yemem. Çare ise finansal okuryazarlık. Çocukluktan beri para piyasalarının içinde olan bir insan olarak, başkalarının mesleki alanları beni ne kadar ilgilendirmiyorsa benim mesleğim de başkalarını o derece ilgilendiriyor.

Read More


Siz de benim gibi Venedik’in popüler kültürde çok abartıldığını düşünüyorsanız bir kez ziyaret etmekte fayda var. Kuzeydoğu İtalya’nın, kanallarla ayrılmış ve köprülerle bağlanan 100 küsür ada üzerine kurulu bu kentinin her tarafı ayrı bir masal köşesi gibi… Bu romantik şehrin mimarisi, neredeyse İtalyan tarihinin de geniş bir özeti; Gotik, Rönesans ve Barok stilleri her bir köşede sıklıkla görülebilir. Öte yandan gerek zamanın Osmanlı – Venedik ilişkileri, gerekse bundan önceki Katolik – Ortodoks ilişkileri nedeniyle (ve hatta bunlardan Türkler’e miras kalan alışkanlıklarla) burada göreceğiniz çoğu tarihî eseri daha önceden başka yerde görmüş gibi hissedebilirsiniz. Buraya birkaç gün daha fazla zaman ayırmanızda fayda var. Şehrin sokakları suyla dolu olunca haliyle ulaşım da buna uygun yapılmış. Dolmuş yerine vaporetto denen küçük tekneler, gerek şehir içi gerek adalarla olan ulaşımı sağlıyor.

Floransa’da biten her gezinin son durağı mutlaka Michelangelo Tepesi olmalı

Read More


Daha çocukluğumdan başlayarak yatırım kavramının içerisinde yoğruldum. Kapalıçarşı’da atölyeler ve sarraflar arası çalışan ve umarsızca ıslık çalarak cebinde birkaç kilo altın taşıyan çocuklardandım. Mark ve florinin tedavülde olduğu, insanların söze güvenerek tomarla para ve altın alışverişi yaptığı ve her şeyin daha basit olduğu zamanlardı. Pratik deneyimin yanına teorik bilgi de gelmeye başlayınca dünyam değişti, Matrix’teki Neo’nun her şeyi sayısal algılaması gibi çevremde olup bitenleri yatırım gözüyle incelemeye başladım. Kendi gözümle görene kadar ise İtalya’nın neden bu kadar popüler olduğunu anlamamıştım. Şehirleri dünyada en çok turist çeken yerlerden olan bu ülkeyi ziyaret edince bunun nedenini anladım: Dünyanın en çok sömürülen kavramı din ve aşk… İkisinin de membası İtalya…

Ponte Pietro’dan Adige Nehri ve Verona

Sadece bu iki soyut kavramla değil, biz bankerler için de her şey İtalya’da başladı. Dünyanın en büyük bankası (!) ve ilk bankasının yer aldığı ülkenin resmi dili, çoğu bankacılık teriminin de kaynağı… Yolculuk için yaptığım çalışmada, kendi çocukluğuma ait yukarıdaki anıların bir zamanlar İtalya’da da yaşandığını ve bir mesleğin doğduğunu bu vesileyle öğrendim.

Read More


Ülkemizde önemi, son yıllarda gündeme oturan “kara paranın aklanmasının önlenmesi” ve “terörizmin finansmanının önlenmesi” haberleriyle yeni yeni kavranan bir meslek olan mevzuata uyum (compliance), aslında dünyada en rağbet gören mesleklerden biridir. Finansal kuruluşlar başta olmak üzere düzenlemeye ve denetime tabi kuruluşların, tabi oldukları mevzuata ne derece uyduklarını kontrol eden ve bu kuruluşların tüm operasyonlarıyla ilgili mevzuata uyumu sağlamaya çalışan uyum görevlileri, günümüzde başta finansal kuruluşlardan sağlık sektörüne, perakendeden enerji kuruluşlarına giderek daha da önem kazanmaktadır. Kariyerine finansal kuruluşların uyum birimlerinde yön vermiş biri olarak, kariyer hedefleri konusunda kararsız genç arkadaşlara ve mesleğe henüz adım atmış meslektaşlarıma yön göstermek için bu yazıyı yazmak istedim. Read More


Britanya Adası’ndan İrlanda Adası’na geçiş için uçak yolculuğu yapabileceğiniz gibi iki saatlik bir feribot yolculuğu da yapabilirsiniz. Oldukça keyifli ve havadar bu yolculukta yiyecek içecek servisleri de mevcut. Kaldığımız Edinburgh’dan Belfast’a kadar feribot ve otobüs yolculuğu şeklinde bilet aldık. Otobüs bizi Edinburgh Terminali’nden alıp feribotun kalkacağı Ayr’a kadar getirdi, daha sonra feribotun yanaştığı Belfast’tan da şehir merkezine kadar başka bir otobüs bizi getirdi. Saat sabahın altısı olmasına rağmen Ayr denen yerde ancak çocukluğumuzda ilkokuldaki resim derslerinde çizdiğimiz türden manzaraları hayal meyal hatırlıyorum, belki siz burada daha çok vakit geçirmek istersiniz.

Kraliçe Viktorya'nın eşi Albert ölünce, Kraliçe tüm İngiliz İmparatorluğu'nda yas ilan etmiş ve kapıların siyaha boyanmasını emretmiş. İrlandalılar ise bu emre pek uymamış gibi...

Kraliçe Viktorya’nın eşi Albert ölünce, Kraliçe tüm İngiliz İmparatorluğu’nda yas ilan etmiş ve kapıların siyaha boyanmasını emretmiş. İrlandalılar ise bu emre pek uymamış gibi… Tabii bu sadece bir rivayet…

Read More


Evrim Teorisi’ne inanır/dayanır mısınız bilemiyorum, fakat hayat yolunda bir süre yürümüşseniz çevrenizdeki hayat tarzından iş yapış şekillerine, teknolojiden insan ilişkilerine birçok şeyin aslında bir evrim sürecinden geçtiğini fark etmişsinizdir. Geçtiğimiz yüzyılın başında insanlara söyleseniz muhtemelen deli olarak adlandırılacağınız bir hayat tarzı şimdilerde iyice içimize işlemekte, fakat bundan da ötesi rahatlıkla hayal edilebilmektedir. İnsanlık tarihi son 50 yılda, daha önceki tüm gerçekleştirmelerinin üstüne kat kat çıkmışken yaşadığımız yıllarda çok önemli bir döngünün de kırılmakta olduğu aşikâr gibi duruyor.

Read More