İran’da çadır kurmak ve ailecek başka yerlere gitmek çok yaygın. Parklarda, kaplıcalarda ve mesire yerlerinde bu tip insanları hep görebilirsiniz. Bizim alıştığımız şekildeki eğlence kültürü pek yaygın olmadığından insanlar daha çok mangal, piknik gibi aktiviteler yapıyorlar. Biz de Abeshahmed sonrası sık sık fotoğraf arası vererek Aynalı diye bir yere gittik. Aynalı tam bir kamp ve mangal alanı… Cuma gününün tatil olmasını fırsat bilen herkes gelmiş. Burada biraz fazla vakit harcadık. Bu alana girerken sorduğumuz milli park görevlisi, bize Aynalı’dan iki saatte Tebriz’e ulaşabileceğimizi söylemişti. Yalnız GPS yerine KPS (Köylü Positioning System) kullanımı, ülkemizde olduğu gibi burada da zaman birimleri açısından sorun çıkarttı! Adamın bize dediği Culfa yolu İran ile Azerbaycan arasında Aras Nehri boyunca uzanıyor ve bol virajlarla dolu. Saat 5’te çıktık ve 9.30 civarı Tebriz’deydik! En azından sınır hattı boyunca çok güzel dağ manzaraları gördük. Araç kullanırken zorluktan yakındım, fakat yüzyıllar önce bu dağları aşarak sefere giden hükümdarlar acaba neler hissediyordu?
Tag Archives: iran gezi rehberi
Şairlerin ve Güllerin Ülkesi İran 1: Tebriz Günleri
Yola çıkacak kişinin ilk aşması gereken şey kendi yerleşikliğidir, demiş Oruç Arouba. Yoğun bir çalışma temposunun ardından üç haftalık bir gezi için doğrusunu söylemek gerekirse bu sözün muhatabı olmadım desem yalan olur. İlk kez yurt dışına, üstelik araçla ve üstelik İran’a… Belki de biraz daha az iddialı bir yerle başlamalıydım. Fakat bu düşünceler zihnimde belli bir süre yoğrulduktan sonra hiçbirinin aslında benim düşüncelerim olmadığına kanaat getirdim. İran’a gideceğimi duyan ve beni az da olsa tanıyan herkes dahi bana tuhaf tuhaf bakıyordu. Belli ki birilerinin insanları yönlendirmesi gayet kolay oluyor günümüzde. İlerleyen kısımlarda da okuyacağınız gibi atomu parçalamak ön yargıları parçalamaktan kolay.
Bu düşüncelerle yola çıktığımda İstanbul’dan beri 1200 km’yi geride bırakmıştım. Yol uzun olunca düşünmek için çok da zaman oluyor. Üstelik geçtiğim topraklarda binlerce yıl önce yazılmış türküleri de dinlerken aslında bestekârının ne demek istediğini görerek anlamak nefisti. Sanırım bu dizeler başka bir şekilde de anlatılamazdı.
